Cumartesi, Mayıs 23, 2009

la musica de istanbul

sizi bilmem, ama ben severim sessiz ve sakin bir anda duymayı ezan sesini.

akşamüstüdür, günün en dingin zamanı... eve dönüş telaşı ve kalabalık dinmiştir halihazırda. ya da başka diyarlara zaten doğmuş olan gün doğuyordur bu sefer de İstanbul'a. ışık sessizce süzülürken karanlığın içine, bir kuş sesleri vardır kulaklara şenlik, bir de ezan sesi. o bitmek bilmez, kendini tekrarlayan melodi. ve dinginlik. kulaklara şenlik.
yok hayır, bu dini bir sevda değil sevgili okur. bu bir güzellik sevdası ta içimde duyduğum ve her fırsatta keyfine doyduğum. beklenmedik bir anda denizde dansını gördüğünüz güneş ışınlarındaki güzellik bu. keyifli bir anınızda o tanıdık şarkıyı uzaklarda biryerlerde çalarken duymak gibi bunun verdiği his. bazen gülümseten, bazen hüzünlü...
bir de istanbul'a çok yakışan bir ses bu ezan sesi. kulakları tırmalayacak derecede yüksek ve baskın. ağır, demirden bir top gibi. ve kesinlikle akıcı, su gibi, deniz gibi. istanbul'un boğazı gibi.
hele de hafif bir ruzgar varsa yüzünde kıpraşan, deniz kokusu varsa havada, bir sahil kenarında mesela, bir de renklerin en güzeli, parlament mavisiyse hava... daha da bir güzel gelir ezan sesi.
için ürperir.
kim bilir, belki etkisindendir bu güzelliğin, belki de sadece üşüdüğünden.

3 yorum:

  1. bence o ezan sesinin bir anda insanda yarattığı etki, günün karmaşası içinde unuttuğumuz şeyleri bize hatırlatmak, bizi bir anlığına sarsmak şeklinde...

    YanıtlaSil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. bugün sarıyerde tek başıma geçirdiğim 2,5 saat içinde ben bunu yaşadım. o kadar ki bir sandalı da beraberinde sürükleyen minicik bir tekneden vivaldiye benzer bir klasik müziğin yükseldiğine dahi şahit oldum bir yandan ezan okunurken.
    yazsaydım kesinlikle bundan çok farklı olmazdı. o kadar tanıdıktı ki bir an bu aralar sıkça kendini hissettiren yalnızlıktan kurtulmuşum gibi geldi bir süre.sana da teşekkür etmek istedim böyle hissettirdiğin için...

    YanıtlaSil