music etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
music etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ekim 02, 2009

Tuomas... oh, Tuomas!



Forgiving someone is hard, y'know? It doesn't matter whether you know that person or not. But sometimes, there will be a point where all the hate will dissolve into sympathy and love.

Okay, it's getting confusing for those of you who don't know me. Let me begin properly.

I am a huge fan of old-Nightwish, and by that I mean Nightwish during Tarja's era. And after they fired Tarja, I hated Tuomas Holopainen with a fucking passion yet loved his songs. It was pure conflict.

However, I watched this documentary about him where he talks about his childhood etc; I've realized no matter how stupid he was, I still have a great amount of respect for this man. I don't know; he's inspiring and his music is his way of running away from world. I like that. Oh, the documentary was made after they fired Tarja and he said he was so proud of her... which made me smile. I feel calm after watching that. Well, letting go of all that anger against Tuomas and the beautiful Lapland scenery... very soothing.

So... I have realized that he's a truly beautiful human. In all aspects. I don't hate him anymore even though I think he was stupid to let Tarja go, I just love him and his music. I wish I could explain it more but I can't. I'm inspired and humbled by this man and his perfection.

If you'll excuse me, I'm going to escape the reality once again with the wondrous Maestro Holopainen.

Cumartesi, Eylül 12, 2009

Şarkı

Çok pis bi shuffle tutturdum. Hep sevdiğim şarkılar çalıyor. Şu an Joan Osborne'dan Crazy Baby çalıyor mesela. Bir de Kemal Sunal'ın bir filmi vardı. Anlatır, anlatır ve anlatırdı. Sonra da "mesela yani" deyip ortamın amına koyardı. Tabiri caiz ise "şu güzel ortamı bozardı". Hem size ne? Noktayı ister tırnak işaretinden önce koyarım, ister sonra koyarım! Ama mesela yani demem. İstesem derim, ama istemem. Ama istesem isterim. Ama istemem de. İstesem istemeyi de isterim ama onu da... Öeehhh dedin mi? Dedin bence. Yine de şunu derim: birileri benim ne isteyip istemediğimi biliyor, ben buna seviniyorum. Bana güvenseler çok daha iyi olur mesela, ama eminim güvenirler ileride. Güvenilmeyecek çocuk muyum ben? Bence güvenilirim, neden güvenilmeyim değil mi?

Şşşt, okur. Sana diyom lan! Okur, sevgili okur, sana diyom. Duyuyon mu beni? Ama eminim, birileri duyuyor beni. Sen duymasan da olur. Ama sen de duy, niye duymayasın. Çiğ köfte var, yer misin? Yirmisin? Ama böylesini bulaman bi daha. Güzel çiğ köfte bu! Kendi ellerimle yoğurdum. Yok lan, ben yoğurmadım. Ama yi biraz bence, güzel yani. Yanında da bira aç bi' tane. Bak dolapta olacaktı. İçmiş miyim hepsini. Yok lan, içmedim! Hiç içmedim memur bey. İçmeden sarhoş oldum ben. İçmeden oldum da, olmak ya da olmamak demedim. Diyeydim mi? Nasıl soru lan o deme, sen de soruyordun arada bunları. Saçmalayım mı sana? Saç malanmaz, taranır diyeceksin sen. Saçmalayım mı sana? Öpeyim mi yarı açık gözlerinden? Burnunu ısırayım mı? Gel su içelim ramazan ramazan. Alkol günah değilmiş gibi sanki öteki aylarda. İftardan önce içelim ama. Orucumuzu dudaklarımızla açarız. Şarkılar söyleriz aydedeye. Çok da sikindeyiz sanki herifin... Öyle tepede arz-ı endam eylemekle olmuyor, yakınlaşmak lazım. Öpüşmek, sevişmek, koklaşmak. Aydede de hiç tipim değil. Tipim yok ki zaten, tipsizim biraz. Ama biraz. Aynı zamanda deliyim. Deli oluyorum sen oradayken, ben buradayken. Kahve mi yapsam kendime? Fal mı baksam? Fal olup aksam mı önüne? İki gözün önüne akmasın ki... Benim gözlerim sana aksın. Sana değil, sen oku sadece, alınma. Pis okur seni! Git bir çay koy bize.

Bir sigaran var mı? Ama içmiyorum ben. Sen yak, ben seyredeyim seni. Pezevenk gibi içme ama. Bahar hep pezevenk gibi içtiğimi söylerdi benim, eğer içseydim. Ama içmiyorum, dimi Bahar? Bahar, kızdın mı bana bugün? Güzel yazıyorsun lan. Vallahi! Ama deliriyorsun bazen! Ben de deliriyorum. Ama cadım yanımda olmadığı zaman. Cadımı severim, bilen bilir. İsterim ki hep yanımda olsun. Ama uzaktan da ilham veriyor bana. Ona rahatça saçmalayabiliyorum da. Sen kendi cadına saçmalayabiliyor musun? Onu di bağa! Herkesin cadısı da olmasın ama. Cadı tek benim olsun. Neyse. Börek var, yer misin? Anne böreği bu. Annem yaptı, patatesli, çok güzel. Niye? Ocakta yemeğin mi var? Evet, seviyorum böyle karşımda birisi varmış gibi yazmayı. Zoruna gitti galiba. Beş dakika geçti mi ilk konuştuğumuzdan? Senin beş dakikan çok uzun ama, biraz kısaltalım bence onu. Ruj mu sürüyorsun? Dudakların mı kurumuş? Kuru muymuş dudakların? Haydi gel tek kişinin bitiremeyeceği bir elma olalım seninle. Bir bardak mojitoyu devirelim. Sel alsın ortalığı. Kenarlığı da alsın. Sel bu, isterse alır, bir şey diyemezsin.

Playlistim sıçtı yazının sonuna gelirken. Hani bazı şarkılar vardır ya, albümdeki diğerlerinin hatırına silmezsin onları da... Hep onlar geliyor işte. Ama ben onları istemiyorum. Kendi şarkılarımı, hatta kendi şarkımı istiyorum. İstiyorum dedim.